42391 Mesaj 12610 Konu- Gönderen: 10816 Üye - Son üye: Penney5834


Su an bu konuyu goruntuleyenler
0 Üye ve 2 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Aöf Sosyoloji 4. Sınıf 7. Dönem Türkiyenin Toplumsal Yapısı Ders Notları  (Okunma Sayısı 106607 defa)
08 Aralık 2013, 23:27:53
Rebe11iouS
ADMİN
*******


Uye Bilgileri
Uye No: 1
Mesaj Sayısı: 9058
Nerden: İstanbuL
Cinsiyet: Bay

Aktiflik

Deneyim
Seviye
Kotu itibar
Karma +47/-0

Site Çevrimdışı Durumu: Özel Mesaj (Offline)
« :»



Açık Öğretim Fakültesi Sosyoloji 4. Sınıf 7. Dönem
Türkiyenin Toplumsal Yapısı Ders Notları
Tüm Üniteler


Aşağıdaki Notlar Size En Az 50 Puan Aldırır. Daha Yüksek Bir Not İçin Bunlara Kitaplarınızda bulunan Ünite Sonlarındaki 10 Soruyu da Ekleyip Çalışın!

*Toplumsal yapı kavramını ilk kullanan kişi Herbert Spencer.
*Toplumda sürekli ve örgütlü sosyal ilişkiler bütünü Toplumsal Yapı.
*Toplumsal yapının kurucu öğeleri Aile-Hukuk-Nüfus-Toplumsal Sınıflar.
*Bir toplum veya grubun ortak davranışlarını yöneten normatif değerlere Kültürel Yapı denir.
*Toplumsal yapının parçaları Toplumsal sınıf-toplumsal Grup- Statü-Rol.
*Redcliffe Brown, toplumsal yapıyı kişiler arasındaki tüm ilişkiler olarak tanımlamıştır.
*Yapısal Fonksiyonalizmin temel kavramları: T.Yapı-Sosyal Sistem-Konsensus-değer.
*Öğretmen, öğrenci,din adamı veya sanatçı olmak Toplumsal Statüyü ifade eder.
*İkincil gruplar birbirleriyle geçici olarak iletişim kuran gruplardır.
*En küçük grup iki kişiden oluşan, yani Diaddır.
*Bireyin kendi dışındaki faktörler tarafından sağlanan statülere Birincil Statü denir.
*Bir grup veya toplum içindeki insanların sınırları belirlenmiş olarak oynadıkları oyuna Toplumsal Rol denir.
*Toplumsal düzeni sağlayan temel kurumlar : T.Sınıflar-Çevre ve Yerleşim-Ekonomi-Aile.
*”Birbirine bağlı parçalardan oluşmuş bir sistem olarak toplum görüntülenebilir” Yapısal Fonksiyonalizm.
*Lenskinin tabakalaşma kuramı, Çatışma Kuramı ve Fonksiyonalizmi sentezleme girişimidir.
*Kırdaki ve kentteki sınıfları tanımlayan ve ölçek geliştirme konusunda ilk çalışmayı yapan Korkut Boratav.
*”Dahiler sezerek, sosyologlar da kanunları bilerek bir milletin gelişmesinde başat role sahiplerdir” Z.Gökalp.
*”Toplumsal yapı, toplumu oluşturan temel grup ve kurumlardan meydana gelir” Ginsberg.
*Nadel, toplumsal yapıyı somut nüfustan hareketle bireyler arası davranışlardaki roller çerçevesinde açıklar.
*Merton, kişinin çevresini toplumsal ve kültürel iki farklı yapının oluşturduğunu ileri sürmüştür.
*Birey için daha fazla önem taşıyan ve onun toplum içindeki kimliğini belirleyen statüye Master Statü denir.
*Modern toplumlarda kazanılmış statü daha yaygındır.
*Statülere ilişkin normlar : Haklar-Görevler-Zorunluluklar-Ayrıcalıklar.
*İşyerindeki sorumluluk nedeniyle çocuklarına vakit ayıramadığını düşünen anne babanın durumu Rol Çatışması.
*Toplumda aynı statüde bulunan kişilerin farklı şeyler yapması durumu Toplumsal Rol.
*İnsanların toplumsal ve ekonomik pozisyonlarına göre, bilinçli olsun olmasın bölünmelerine Toplumsal Sınıf.
*Büyük ölçekli sermaye, mülk ve rant sahipleri Üst Sınıfı ifade eder.
*Alt düzey profösyoneller alt sınıfa dahil değildirler.
*Üst düzey yöneticiler ve teknik bilgisi olan profosyoneller Üst-Orta Sınıfa dahildirler.
*Bireyin grup içi ve dışı tüm ilişkilerini içine alan toplumsal yapı parçası Toplumsal İlişkiler Ağı. Bu ağ, bütün toplum üyelerinin birbirine bağlandığı bir örüntüdür.
*”Kent gibi büyük bir grubun içindeki ilişkiler ağı,ilişkiler ağı kümeleri olarak ayrı ayrı ve bağlantılı olarak çizilebilir.”Granovetter.
*”Zayıf bağ ilişkisi içindeki bireyler, güçlü ilişkiler ağı içindeki bireylerden daha fazla bilgiye ulaşabilir”Granovetter.
*Toplumsal kurum, toplumun temel yapısı ve temel değerlerinin korunması bakımından zorunlu sayılan nispeten sürekli kurallar topluluğudur.
*Toplumsal kurumlar, belli bir toplumda hangi ilişkilerin meşru olduğunu Kurallarla belirler.
*Sosyolojik yapısalcılık A. Comte ve K. Marx ın çabalarıyla ortaya çıkmıştır.
*Yapısal Fonksiyonalizmin başlıca temsilcileri : T.Parsons-K.Merton-E.Tiryakian-W.Buckley.
*Yapısal fonksiyonalizm sosyolojide birbirleriyle karşılıklı bağımlı parçalardan oluşan birimlerin çalışılmasını  amaçlamıştır.
*Modern toplumu kendine ait bir gerçekliğe sahip organik bir bütün olarak gören düşünür Durkheim.
*Sosyal alışveriş kuramlarının temel ilkesi Toplumsal etkileşim ekonomik alışverişe benzer, fakat sosyal alışveriş her zaman para ile ölçülmez.
*Sosyal alışveriş kuramı P.Blau ve G.Homans ın çalışmalarıyla tam boyutlu olarak gelişmiştir.
*Sosyal alışveriş kuramını psikolojik indirgemecilik alanından alıp, sosyoloji alanına götüren düşünür Blau.
*”İnsanlık tarihi, bir şeylere sahip olanlarla olmayanlar arasındaki sınıf mücadelesidir” Karl Marx.
*K.Marx’a yöneltilen en temel eleştiri Üst Yapıyı (siyaset hukuk din) ihmal etmesi.
*Türkiyede toplumsal yapı üzerine ilk çalışmalar P.Sabahattin ve Ziya Gökalp tarafından yapılmıştır.
*Toplumlar arasındaki ayrım, hükümet şekillerinden değil,sosyal yapıların ayrılığındandır” Prens Sabahattin.
*Türk sosyoloji yazınında en çok adı geçen ve en çok atıf yapılan 2 yazar Behice Boran-Mübeccel Kıray.
*Türkiyede yayınlanan ilk monografi : Bazı Ankara Köyleri Üzerine Araştırma – Niyazi Berkes.
*Mübeccel Belik Kıray tarafından sosyoloji yazınına katılan terim Tampon Kurum.
*Kültür Sözcüğü kullanım alanlarına göre Dört farklı anlamda ele alınmıştır.
*Avcılık,tarım ve endüstri kültürü, kültürün Maddi ve Biyolojik alandaki kullanımı içerisine girer.
*Genel,mesleki ve teknik eğitim süreci kültürün Beşeri alandaki kullanım anlamını ifade eder.
*Culture sözcüğünü ilk kez insan zekasının oluşumu,gelişimi,geliştirilmesi ve yüceltilmesi anlamında kullanan Voltaire.
*Kültür kavramını Antropolojide ilk kez kullanan düşünür Tylor.
*Carr, kültürün tanımını toplumdaki geçmiş davranışlarının biriktirilerek aktarılan sonuçları olarak yapar.
*Belli bir durumda insanların nasıl davranmaları gerektiği konusundaki beklentilere Normlar denir.
*Normları geçerli kılan yaptırımlar : Kınama ve Ayıplama – Dışlama – Ödül – Ceza.
*Kültürün kullanım alanları arasında Tarih yoktur. Beşeri,Bilimsel,Maddi ve Biyolojik,Estetik alanlar vardır.
*Beşeri alandaki kültür Eğitim sürecinin bir ürünüdür.
*Normlar soyut ve genel, Değerler belirgin ve yol göstericidir.
*Kuşak çatışması kavramı değerlerin zamanla değiştiğine işaret eder.
*Gerçekliğin doğası hakkında ileri sürülen iddialar olarak ifade edilen fikirlere İnanç denir.
*Dini doktrinler bir inanç sistemidir.
*Belirli bir durum ya da olayı anlamlandıran şey Sembollerdir.
*”Diller arasındaki gerçek ayrım, ses ve göstergeler arası değil dünya görüşleri arasındaki ayrımdır”Humbolt.
*Türkiye Cumhuriyetinden bugün kullanılan alfabe 1928 de kabul edilmiştir.
*Türklerin kullandıkları kesin olarak bilinen ve 38 harf ve işaretten oluşan ilk alfabe Göktürk Alfabesidir.
*Türklerin islamiyetten sonra kullanmaya başladığı arap alfabesinin an büyük eksikliği Ünlü Harflerin Eksikliği.
*Başı sonu belli olmadan süregelen olaylar olarak ele alınan kavram Kültürel Süreç.
*Avrupaya ilk göç eden Türklerin burada yaşadığı uyum güçlüğü Kültür Şoku.
*Bir merkezden çıkan kültürün etkisinin zamanla çıkış derecesini koruyamayarak bozulması Kültür Yozlaşması.
*Türk kavminin ortaya çıkışından bu yana günümüze dek süregelen kültüre Türk Kültürü.
*Bugün Türkiye denilen coğrafyada yaşanılagelmiş ve yaşanan kültüre Türkiye Kültürü denir.
*Türk kültürü, Akdeniz kültüründen etkilenmemiştir.
*Güvenç’e göre Türkiye, tarih ve dil bakımından Doğu(Asya) kültürüne dahildir.
*Bir kültürel sistemin, diğerini giderek kendine benzetmesine Kültürel Özümseme denir.
*Doğumdan ölüme kadar bireyin toplumdan etkilenmesi ve değişmesi Kültürleme.
*Türkler 8. Ve 9. Yylarda mezopotamyaya yerleşince ilk karşılaştıkları uygarlık İran Uygarlığı.
*İran ve arap kaynakları kuruduktan sonra Türkiye kültürü daha çok Batı kaynağından yararlandı.
*E. Kongara göre Osmanlıda kültür ikiliği Halk-Yönetici Seçkinler arasında yaşanıyordu.
*Osmanlının çöküşü belirleyici olarak Maddi Kültür alanından kaynaklanmıştır.
*Hofstede’nin kültürün sonuçları isimli kitabında yer alan temel kültürel boyutlar : Güç mesafesi – Bireycilik ve Toplulukçuluk – Kadınsı ve Erkeksi değerler – Belirsizlikten Kaçınma.
*Hofstede yaptığı araştırmalar sonucunda batıyı bireyci, doğuyu toplulukçu olarak ifade etmiştir.
*Hofstede türk çalışanlarda bireycilik eğiliminin daha düşük olduğunu saptamıştır.
*Hofstedeye göre erkeksi davranışlar : Rekabet,Ekonomik Güç, Otorite, Uzlaşmaz Davranış.
*Hofstedeye göre kadınsı davranışları ağır basan ülkeler : Türkiye – Fransa – İspanya – Şili.
*Hoftedeye göre dar güç mesafesi yaşanan toplumlar : Avusturya – İsrail – Yeni Zelanda – İrlanda.
*Dünya Değerler Araştırması ilk defa 1981de yapılmıştır. Daha sonra 91-07-11 yıllarında. 2003te yapılmadı.
*2007 yılında türkiyede yapılan araştırmalara göre en güvenilen kurum Ordu.
*Türkiyede hayattan memnuniyet oranı 2006-2011 yılları arasında yüksek çıkmıştır.
*Türkiyedeki an yüksek tatminkarlık düzeyi 2011de görülmüştür.
*Türkiyenin Ailenin reisi erkek olmalıdır görüşü 96 ve 2011 sonunda de hemen hemen aynıdır.
*Kadın ve erkek görüşlerinin en yakın olduğu düşünce Üniversite erkek için daha gerekli görüşü.
*Evlilik modası geçmiş bir kurumdur görüşünün ağır bastığı 2 ülke Lüksemburg-Fransa.
*Yasal, barışçıl bir gösteriye kesinlikle katılmam diyenlerin oranının en düşük olduğu ülke İsveç.
*İnsan haklarına saygı duymayan ülkeler listesinde Türkiye 3. Sıradadır.
*İnsanları komşu olarak istememeyi bir hoşgörü göstergesi olarak ilk kullanan E.Bogardus.
*Hoşgörü konusunda 2011 yılında komşu olarak istenmeyen gruplar arasında en düşük çıkan Sevmediği partiye oy verenler.
*Yapılan sosyolojik çalışmalar ailenin özelliklerini belirlemek için Kırsal-Kentsel Aile karşılaştırması yapılır.
*Aileyi evrensel bir kurum olarak ele alan düşünür Murdock.
*2011 itibariyle Türkiye nüfusu 74.724.269.  Bu nüfusun %76sı il ve ilçe merkezlerinde yaşıyor.
*Eşinden yaşam boyu fiziksel ve cinsel şiddet gören kadınların oranı %41,9.
*Murdock tarafından karakterize edilen aile tanımları : Ortak ikamet – Yeniden Üretim – Ekonomik İşbirliği – Onaylanan cinsel ilişki.
*”Kültür yalnızca öğrenilmez, kişilik yapısının bir parçası gibi içselleştirilir” Fonksiyonalist Yaklaşım.
*T.Parsons a göre ailenin temel fonksiyonlarından biri  birincil sosyalizasyondur.
*”Aileler insan kişilikleri üreten fabrikalardır” T.Persons.
*”Çiftler arasında çözülmemiş çatışmalar ve gerilimler çocuğa yansır” Vogell ve Bell.
*”Sanayi toplumunda aile iyi bir toplumun temeli olmaktan çok, dar özelliği ve sırlarıyla olumsuzlukların kaynağı olur.” E.Leach.
*Aile, kendi olmayı ve insanların kendi bireyselliklerini yaratma özgürlüğünü reddeder. D.Cooper.
*Aileye eleştirel yaklaşanlar : Vogel – Leach – Cooper – Engels.
*Türkiyedeki aile yapısının toplumsal ve ekonomik algısı evrensel ve fonksiyonalist aile kuramına göre şekillenmiştir.
*Ferhunde Özbay’a göre kapitalizm öncesi türkiyede Geniş Aile tipi yaygındı. Bunun nedeni yüksek ölüm oranı
*Batıdaki çekirdek aileler türkiyeye göre daha izoledir.
*Serim Timurun aile tipleri : Nükleer – Çözülmüş – Geçici Geniş – Ataerkil Geniş Aile.
*Serim Timur ailenin Demografik özelliklerini belirlemeye çalışır.
*Serim Timur’a göre aileyi etkileyen sosyo ekonomik etmenler : Mülkiyet – Meslek – Gelir – İş.
*Aile yapısının çekirdek ve geniş aile olarak tipleştirilmesini eleştirmiştir. A. Duben.
*Kentsel bölgelerdeki geniş aileli hane tipleri geleneksel hayat tarzını temsil etmez. F.Özbay.
*Geniş aile tiplerinin geçiş dönemlerinde işleyen tampon mekanizmalar vardır. M. Kıray.
*2006 araştırmasına göre türkiyede geniş ailelerin oranı %13.
*2000 yılı verilerine göre kent nüfus oranı %64,9.
*1950lerde başlayan kırsal dönüşüm süreçleri Kentleşme,Sanayileşme ve Kapitalizm çerçevesinde ele alnmştır
*1980lerde türkiyede tarımın ekonominin en zayıf halka olmasının sebebi Uygulanan Neoliberal Politikalar.
*A.R. Balaman kırsal aile analizini Geleneksel tarımsal köylü ailesi ile sınırlamıştır.
*Türkiye tarımında ortaklaşa ekip biçme kültürü yoktur.
*Yeni iş olanakları için kente göç eden aileler esas olarak Yoksul ve topraksız köylülerdir.
*Köyden kente göçü kadınların bakış açısıyla inceleyen düşünür Tahire Erman.
*Demokratik bir aile yapısının oluşmasına etki eden en önemli faktör Kentleşme ve Eğitim.
*2010-2011 verilerine göre en fazla iç göç veren ilimiz Van’dır.
*Türkiyede 18 yaş ve üzeri evlilik yapanların çoğunluğu bir kez evlilik yapmıştır.
*Türkiyede ilk evlenme yaşının en yüksek olduğu aralık 18-24 yaş arası.
*2006 tüik verilerine göre kadınların evliliği en yüksek oranda Görücü usulü ve ailenin kararıyla gerçekleşmiş.
*Türk Medeni Yasası 01/01/2002 de yürürlüğe girmiştir.
*Eğitimin topluma eşit olarak sunulması Kamu kaynaklarıyla mümkün olur.
*Eğitim hizmetleri, gelişmekte olan ülkeler açısından kamusal mal niteliği taşır.
*Eğitim kurumunun işlevi, toplumsal sürekliliğin sağlanması için gerekli norm ve değerlerin aktarılmasıdır İşlevselci Yaklaşım.
*Üretim ilişkilerinin yeniden üretimini büyük ölçüde Devletin İdeolojik Aygıtları sağlar. Althusser.
*Bourdieu kültürel yeniden üretim kavramını geliştirdi. Habitus ve kültürel sermaye kavramlarını kullandı. Düşüncelerini Distinction adlı eserinde topladı.
*Eğitimdeki eşitliği, eğitimdeki fırsat eşitliğine indirgeyen akım İşlevselci Yaklaşım.
*Fırsat eşitliği kavramının ancak sınıfsız ve seçkinsiz bir toplumda gerçeklik kazanacağını söyleyen Bottomore
*Osmanlıda geniş halk tabakalarının çocuklarının devam ettiği okullara Sıbyan Okulu denirdi.
*Osmanlı devletine modern okullar laik dünya görüşleriyle Tançimat Fermanı ile girmiştir. 19yyda.
*Tanzimat Fermanının ilamından sonra açılan okullar : İdadiye – Rüştiye – Sultaniye – Mektebi İptidaiye
*Osmanlıda yüksek öğretim olarak hizmet veren okul Darülfünun. Saraya Devlet adamı yetiştiren Enderun.
*Osmanlıda III. Selimle başlayan reform hareketlerine Nizamı Cedit denir.
*Eğitimi bir devlet politikası haline getiren padişah III. Selim.
*Türkiye eğitim sistemi bugünkü halini 1923-1930 arasında almıştır.
*Eğitim alanında değişimler gerçekleştirilirken Condorcet isimli düşünürden etkilenilmiştir.
*Cumhuriyetle birlikte diğer kurumlara ait eğitim kurumları Maarif Teşkilatına bağlanmıştır.
*Latin kökenli alfabe 1928 de kabul edildi.
*Köy Enstitüleri 1954 te kapatılmıştır.Bu enstitülerde toplam 15.000 öğretmen yetişmiştir.
*Milli Eğitim sistemi ikiye ayrılır. Lisans üstü öğretim örgün olarak kabul edilmez.
*OECD ülkeleri arasında en yüksek okul öncesi eğitim oranı Belçikanındır.
*En yüksek okullaşma oranına sahip illerimiz : Bilecik – Bolu – Eskişehir – Kırklareli. En Düşük Hatay.
*OECD ülkeleri arasında eğitime en az pay ayıran ülke Türkiye.
*Eğitimin bugünkü sorunlarının en büyüğü düzenleyici bir siyaset üstü kurumun olmaması.
*Merkezde toplanmış olan yetki ve sorumluluklar yerel yönetimler ve okul arasında dağıtılmalıdır görüşünü  Karip ve Köksal savunmuştur.
*Eğitime müdahalenin ve eğitim dışı tasarrufun en açık örneği Ders Kitapları.
*1970lerin sonlarında 200 olan dersane sayısı 2009-2010 itibarı ile 4193 sayısına ulaşmıştır.
*2006 PISA sonuçlarına göre fen alanında Türkiye 30 ülke içinde 29. Olmuştur.


ÜNİTE SONU (ARA SINAV İÇİN BURAYA KADAR ÇALIŞMANIZ YETERLİ. FİNAL İÇİN TAMAMI!)

*Ekonominin alt dalları : İktisat Tarihi – Makro Mikro Ekonomi – Politik Ekonomi – U.Arası Ekonomi
*Kapitalist sistemde bireye verilen isim Homo Ekonomicus.
*Klasik iktisat teorisinin kurucusu Adam Smith.
*İktisadi hayatta malların kimler tarafından ne kadar ne şekil dolaşacağı konusunu düzenleyen Görünmez El.
*Ekonomi toplumsal ilişkiler içine yerleşecek yerde, sosyal ilişkiler ekonomik İlşk. İçine yerleşiler. Polanyi.
*Commans klasik iktisat anlayışına eleştiri yönelten kurumsal iktisatçılardan biridir.
*Ekonomik düzenin sağlanması için kural ve kurumların önemine işaret eden çeşitli iktisat okullarının adı Yeni Kurumsal İktisat.
*Küresel ekonomik sistemin kurucuları sayılan uluslar arası ekonomik örgütler II. Dünya Savaşından Sonra var olmaya başlamıştır.
*1944 te kapitalizmin yaşadığı krizi çözmek için IMF ve Dünya Bankasının kurulma kararı Bretton Woods ta alınmıştır.
*II. Dünya savaşından sonra batı Avrupa kapitalizminin yeniden inşasında önemli rol oynayan örgüt OECD.
*Birinci Türkiye iktisat kongresi 17 Şubat 1923te toplanmıştır.
*Cumhuriyeti geleceğe taşıyacak ekonomik sistemin temelleri I. İzmir iktisat kongresinde atılmıştır.
*Cumhuriyetin ilk yıllarında izlenen politika devletin özel teşebbüse yardım etmesi.
*Yerli ve yabancı sermaye arasında önemli rol üstlenmiş, baskı unsuru oluşturmuş banka İş Bankası.
*Türkiyenin ilk sanayileşme dönemi 1930-1940 arası dönem.
*Bir malın yurt dışından ithal edilmesi yerine yurt içinde üretilmesini ön gören İthal İkameci Sanayileşme.
*1989da Türk parasının kıymetini koruma hakkında 32 sayılı karar ile finansal serbestleşme sürecinde önemli adımlar atılmıştır.
*Dış piyasaların desteklediği yapısal uyum programının hedefi piyasa ekonomisi yaratmaktr.Neo Liberal Akım
*Türkiye AB den ithal ettiği sanayi ürünlerine uyguladığı mevcut gümrük vergilerini 1 Ocak 1996da kaldırdı.
*Türkiye 1999da AB ye aday ülke ilan edilmiştir.
*Türkiyedeki değişimi anlayabilmek için dilin incelenmesine gerek yoktur.
*Türkiyede özel bankaların gelişmeye başlaması 1945-1960 arası olmuştur.
*Bütçe,Kamu gelirleri, kamu hesaplamaları Maliye Bakanlığı sorumluluğundadır.
*Merkez bankasının görevlerini cumhuriyetin ilk yıllarında yerine getiren İş Bankası – Osmanlı Bankası.
*Merkez bankası 11 haziran 1930 da kurulmuştur.
*Türkiye 1929-5383 sayılı gümrük kanunu ile bağımsız gümrük politikaları izlemeyi başarmıştır.
*Bir ülkenin elindeki kaynakları belirli bir dönemde etkin kullanması için yaptığı plan Kalkınma Planı.
*30 Eylül 1960 da başbakanlığa bağlı olan DPT 2011 de kalkınma bakanlığına dönüştürülmüştür.
*Türkiyede kalkınma planları 5 yıllığına yapılmaktadır. Kalkınma planları TBMM’de yasalaşır.
*Türkiye Esnaf ve zanaatkarlar konfederasyonu TESK 1964 de kurulmuştur.
*Türkiye özel sektörünün ticaret yaptığı tüm ülkelerde örgütlenmeyi hedefleyen kuruluş DEİK.
*Türkiyede işverenler Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu çatısı altındadır.
*Türkiyede faaliyette olan işçi sendikaları : TÜRK-İŞ – DİSK – HAK-İŞ – DESK
*Türkiyede çağdaş işçi-işveren ilişkilerinin temeli 1961 anayasası ile birlikte atılmıştır.
*Günümüzde avrupadaki dinsel durumu post-seküler dönem olarak adlandıran kuramcı Habermas.
*Osmanlı düzenini teokratik bir düzen olarak tanımlamanın yetersiz ve yanlış olduğunu söyleyen Berkes.
*Osmanlıdaki geleneği siyasal bakımdan doğu despotizmi,din bakımından Sünni halifeliği olarak tanımlayan Berkes.
*Osmanlıda 18-19. Yüzyıllar  arası bürokrasi ve aydınlar yeni bir arayış içindedir.
*Türkiyede cumhuriyetin temel dayanağını İslami bulan Şerif Mardin.
*Dinsel ritüelde kutsananın toplumsal yaşamın kendisi olduğuna hükmeden Emile Durkheim.
*Teodise kötülüğün karşısında iyiliğin haklılaştırılması ve aranmasıdır. Savunucusu Weber.
*Dünya dinlerinin sosyal psikolojisi adlı eser Weber’e aittir. Teodise’leri : Bu dünyada telafi sözü – Bir Öte de telafi sözü – Düalizm – Karma Doktrini.
*İslam dininin Yahudiliğe dönüş eğilimi gösterdiğini düşünen kuramcı Friedrich Engels.
*Agnes Heller dini günlük yaşam açısından değerlendirir.
*Dinin,bilim sanat gibi gündelik olmayan alana tabi olduğunu ama gündelik hayatı belirlediğini düşünenHeller
*Türkiyedeki modelin en çok benzediği ülke Fransa.
*Din ile siyaset arasında kesin bir ayrım yapan ve toplumda dinin sınırlı bir rol oynadığını savunan Laisiszm.
*Dinin bütün yaşam alanlarından çekilip giderek küçülmesi Sekülerleşme.
*Din kurumu kendi içinde bir sekülerleşme yaşar Hey ve O’Dea.
*İtalya, din/devlet ayrılma modeli concordat tarzı olup zamanla laikliği bir üst ilke olarak benimsemiştir.
*Lozan, Türkiyede gayrimüslimlerin devletle ilişkisini açıklayan metindir.
*Avurpada laisist ayrılma modelinin temsilcisi olan ülkeler Fransa-türkiye.
*Devletin dinlere karşı tarafsızlığını laisizmle ilgili değil de liberal politik bir ilke olarak kabul eden 2 ülke Kanada-Fransa.
*Fransadaki laikliğin kuruluşunu ruhban karşıtı bir hareketin politik başarısına bağlayan Bauberot.
*Hz ali sevgisi türkiyedeki Aleviliği iran veya arap Şiiliğinden ayıran bir ölçü değildir.
*Aliviliği heterodoks dinsel azınlık olarak tanımlayan düşünür Burinessen.
*Bir yahudinin Yahudi gibi yaşayabilmesi için, bir haham, özel et kesimi ve mezarlık gerek. Avnar Levi.
*Türkiyede dinsel yaşantıya dair en çok şikayet Sünnilerden gelmektedir.
*Türkiyede 1960larda kadınlar arasında tek tük görülen yeni bir örtünme biçimi görülmeye başlanmıştır.
*1960lardaki yeni tür örtünmeye dair Modern Mahrem adlı çalışma yapan Nilüfer Gölge.
*Yeni tip örtünmenin başladığı dönemde çalışan kadınlar şimdilerde çocuklarını örtüyor Fatma Sündal.
*Kadınların çok az bir bölümü şeriatla yönetilmek istiyor. Fatma Sündal.
*İslam rejimin karşısındaki tek muhalif güçtü. Şerif Mardin.
*Kırdan gelen nüfusun tamamının dinselleşme eğiliminde olmadığını düşünen Nur Vergin.
*Dinsellikte artışın modernlikte gedik anlamına gelmeyeceğini savunan Nur Vergin.
*Post-seküler döneme ilişkin döneme işaret eden özellik seküler toplumsal düzen ile dinsel cemaatler arasında gerginlik ve çatışma.
*Osmanlıda ilk kez padişahın yetkilerinin sınırlandırılması Senedi İttifak. Parlementer sisteme ilk adımdır. Osmanlı tarihindeki ilk anayasal belgedir.
*Osmanlıda batılılaşma hareketleri II.Mahmut ile başlar.
*Tanzimat fermanı ile Osmanlıdaki tüm uyrukların temel hakları tanınmıştır.
*İlk Osmanlı anayasası Kanuni esasi.
*İlk türk parlementosu I. Meşrutiyetle ortaya çıktı. Heyeti Ayan ve Heyeti Mebusandan oluşuyordu.
*Halkın seçtiği ilk türk meclisi Mebusan Meclisi.
*Heyeti Mebusan üyelerinin görev süreleri 4 yıldır. Bu üyeleri halk seçer.
*II. Meşrutiyetin ilan edilmesinde önemli rol oynayan ittihat ve terraki partisi. Türk tarihinde İlk siyasi partidir
*Üyelerin tamamının padişah tarafından seçildiği meclis Meclis-i Ayan.
*Türkiye cumhuriyetinin ilk anayasası 1921 de yürürlüğe girmiştir.
*1921 Teşkilatı esasiye göre seçimler 2 yılda bir yapılır.
*1924 anayasasına göre yürütme görevi cumhurbaşkanı ve bakanlar kuruluna aittir.
*Türkiyede çok partili hayata 1946da geçilmiştir.
*27 Mayıs 1960 darbesiyle TBMMnin yetkileri Milli Birlik Komitesine geçmiştir.
*Cumhuriyet senatosu ve millet meclisi 1961 anayasası döneminde görülmüştür. Bu anayasayla ayrıntılı ve güvenceli hak ve özgürlükler getirilmiştir.
*1876-1961 anayasalarında çift kanatlı bir meclis görülmüştür.
*Anayasa mahkemesi 1961 anayasasının yeniliğidir. Ve Milli güvenlik kurulu.
*12 eylül 1980 darbesiyle başlayan dönemde son söz Milli Güvenlik Konseyinindir. Başkanı Kenan Evren.
*M.vekillerinin yasama çalışmalarında sözlerinden ve davranışlarından sorumlu tutulmamaları Yasama Sorumsuzluğu. Suç işleyen milletvekilinin tutuklanamaması ise Yasama Dokunulmazlığı.
*TBMM tarafından reddedilen bir tasarı 1 yıl içinde tekrar teklif edilemez.
*Kanun hükmünde kararname çıkarma yetkisi bakanlar kuruluna aittir.
*Anayasa değişikliği için TBMM üye tam sayısının 3te1i gerekir. Gerekli teklif sayısı ise 184. Değişiklik için gerekli sayı en az 330.
*1982 anayasasına göre uyuşmazlık mahkemesi yüksek mahkemedir.
*1982 anayasasına göre Cumhurbaşkanını halk seçer.
*Bir milletvekilinin Cumhurbaşkanı olabilmesi için en az 20 teklif gerekir.
*Milli şeref ünvanını alan cumhurbaşkanımız İsmet İnönü.
*Galip Hoca takma adıyla İzmir bölgesini dolaşıp propaganda yapan Celal Bayar.
*Siyasi partiler 1961den beri anayasal güvence altındadır.
*Siyasi partilere üye olma yaşı 18dir.
*Cumhuriyet ilan edilmeden önce ülkemizdeki ilk seçim 1877de yapılmıştır.
*Türkiyede bugün yürürlükte olan seçim sistemi Ülke Barajı d’Hodt.
*1995 tarihinden itibaren TBMMde 550 milletvekili görev yapmaktadır.

*İşgücü olduğu halde iş olmaması Açık İşsizlik, İş olduğu halde işe uygun işgücünün olmaması Yapısal İşsizlik, Bir kişinin çalışması yeterli iken aynı işte birden fazla kişinin çalışması Gizli İşsizlik. Daha iyi işler bulmak amacıyla işten ayrılma ile oluşan Friksiyonel(arızi) işsizlik. Üretimin dönemsel olarak daralması ile ortaya çıkan Konjonktürel İşsizlik.
*Çalışma çağında olup iş aramayanlar İşgücüne dahil olmayanlar.
*Çalışma ve S. Güvenlik bakanlığının verilerine göre kamudaki memurların %55 i örgütlü.
*Tam zamanlı bir işte çalışan ama aldığı ücretle asgari geçimini sağlayamayan Çalışan Yoksul.
*Çalışanların haklarını savunuyormuş gibi görünüp aslında daha çok işverene yarar sağlayan sendika Sarı Sendika.





Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer: