| 28 Temmuz 2010, 21:57:55 |
GeRRaRd
~ Sтενεη`uя ~
Binbaşı
   
|
 |
« :» |
|
*Arkadaşlar öncelikle okumanızı gerçekten çok istiyorum hoş olduğuna inanıyorum çünkü girmişken ne var burada demişken üşenmeden okuyabilirseniz sevinirim.. İyi Okumalar..! Sevdanın adı "Sen" Sevda "Biz".!Bir kez daha aldım kalemi elime,bir kez daha dokundum o renklere,bir kez daha hissettim seni yazan kelimelerin büyüsünü ve sihirli değneği değdirdim yüreğime, AŞKı hissettim. Gözümde yaşlarla anlattım seni eşe,dosta fakat yüzümün bir köşesinde mutluluğun tebessümü de vardı.Her tattan kattım fırçama, ümide dokundurdum,sonra mutluluğu ekledim bazen de seni bana en güzel şekilde hissettiren hüzüne kulaç attırdım fırçamda..Bir yandan tamburamın telinde çaldım senin için tüm ezgileri.Dönüp baktım ki öfke de bulaşmış fırçama , korku da olmuş belki endişe de hissettirmiş varlığını ama AŞKım hepsine sahip çıkmış,en dolu dolusundan kalbimi boyamış rengine ve şimdi kalbimde sadece tek bir renk yok.
Hani seni ilk gördüğüm sormuştum ya “kimsin?” diye şimdi daha iyi tanıyorum “varlığını”.. Ve yokluğunun ne kadar büyük bir boşluk olduğunu anladım.Yollara kkoyuldum uğruna..Bir şarkıda halimi aksettim sana: “Bilsen şimdi neredeyim, uzun bir seferdeyim..Gücüm yetene kadar” diyerek titreyen sesimde adını taşıdım..Gözlerimi kapattım ve kavuşacağımızı düşünerek bir tebessüm kondurdum çehreme.Eski hatıralarımız düştü zihnime.
Sana dokunamadım belki sadece “varlığını” hissettim. Yolda giderken gördüğüm çiçeklere susun söylemeyin kimseye diyerek aşkımız anlatmıştım ve görmüştüm ki onların rengi bizim rengimizmiş; sığdıramadığımız aşkımızın tonlarıymış.. Bir dağın tepesine çıkıp aşkımızı haykırmıştım belki duyarsın diye ve denize baktığımda dalgaların sahile kavuşma aşkıyla yanıp tutuştuğunu görmüştüm.Sonra Nilüferle Papatya’nın AŞKı aklıma gelmişti hüzünlenmiştim ya dokunamazsam, sevip tutana kadar burcu burcu kokan gonca güllerim solarsa diye hıçkıra hıçkıra ağlamıştım. Ve mutlu olduğunu görünce havalara uçmuştum.Seni bana anlatan o kişi “ağlamak istiyorum!” dediğinde benim gözümün pınarları kurumuştu. Hatırlar mısın AŞKımızın neferleri bir mektup göndermişti kalbimin ağlarına ve herkes adımız çağlatmıştı dağa,taşa..Kıskanmışlardı da sevdamıza toz kondurmaya çalıştılar ama onların bilmediği ve anlayamayacağı bir şey vardı: Ben seni ne olursa olsun ,gücüm yetene kadar karşılıksız sevmiştim.Üzerine leke de sürmeye çalışsalar el ele temizleriz demiştim. Sonuna kadar yanında olacağımı söylemiştim. Ve gözlerimi açtım..Sana kavuşacağım istasyona ulaşmıştım..Çok yakındım artık.. Bekleyemezdim ayaklarım ağrıyana kadar koştum,koştum..AŞKımızın yuvasına geldiğimde kapılar kilitliydi ama mutlaka açılmalıydılar o kadar çok beklemiştim ki dayanamıyordum artık ve açıldı kapılar sana baktım hep aynıydın küçükken “kimsin?” dediğim karşımdaydı.
Doyasıya kokladım AŞK’ımız kokan kokunu,buğulu gözlerine baktım kalbimi teslim etmenin zamanı gelmişti.Hep seninle olacacaktı zaten ya benim bedenimde ya da senin ellerinde.. Canımı feda etmeye gelmemiş miydim zaten ne fark ederdi ki ben en güzelini sende yaşamıştım , dahası yoktu,ötesi yoktu..
Ve ben sadece fısıldayabildim:
“Sen duyguları dolu dolu taşıyan renk nedir bilir misin?Sen ,umudun,ilginin ,aşkın evrensel rengini bilir misin? " Gülümsedim..Ben biliyorum..Duyguların yüklü olduğu renk"KIRMIZI" ilmek ilmek kalbime işlediğim kırmızı, aşkın tadı da "SARI" ydı ruhuna,ruhuma ince ince dokuduğum..
Şimdi buradayım demiştim ya kalbimde bir tek renk yok diye.Kalbimin yarısı "SARI" yarısı "KIRMIZI" ve tut aşkımı al yüreğine koy .. Ben seni çook sevdim..
Sen GALATASARAY sın aşığının yoluna öldüğüsün.. Ben gözü kararmış bir sevdalı. Son bir kez tut elimden uğrunA ölüyorum ve aşkımızı yaşat çünkü ben seni çok sevdim,biz seni çok sevdik.. ~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~Bu size birini hatırlatmış olmalı aynı duyguları kalbinizde taşıdığınızdan ve kaleme dökmediğinizden eminim.. Hepimiz sevdası böyle olmalı bu yüzden farklıyız sanırım.. Buraya kadar bu cümleye kadar gelip okuduğunuz için teşekkür ederim..
|
|
|
|
« Son Düzenleme: 29 Temmuz 2010, 13:12:45 Gönderen: Rebe11iouS »
|
|
|
|
Futbolun 22 adamın topun peşinden koşması olduğunu düşünmenin,kemanın telden ve yaydan,Hamlet'in kağıt ve mürekkepten ibaret olduğunu söylemekten bir farkı yoktur!*
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|